Archive for category Teknoloji

NBA maçları artık canlı yayınla cep telefonunda

NBA 2009 - 2010 sezonu için mobil tarafta sunduğu servisleri arttırmaya hazırlıyor. Android ve iPhone için geliştirilen, maçları canlı olarak telefonunuzdan izlemenize olanak veren uygulama çok yakında piyasaya çıkıyormuş. Başlangıçta ABD ve Kanada özelinde çalışacak uygulamaya sahip olunması için NBA LEAGUE PASS MOBILE servisine sahip olunması gerekiyor. Bunun için ödemesi gereken yıllık tutar 40 $. Bu servisle birlikte her hafta 40′ın üzerinde maça erişim sağlanabiliyor.

Ne kadar güzel değil mi? Yakın zamanda maçları kaçırdım derdi hiç bir zaman olmayacak. Nerede olursanız olun istediğimiz maça anında ulaşabileceğiz. Şu aşamada böyle bir servisin biraz masraflı olacağı kesin. Yani ödeyecek servis parası dışında internet için ödenmesi gereken parayı da unutmamak gerekiyor ama bu durum mobil dünyanın gittiği yolu çok net gösteriyor. Belki yakın zamanda bölye bir uygulama Turkcell Süper Ligi için de yapılır. Biz de cep telefonumuzdan maç keyfine ulaşmış oluruz…

, ,

No Comments

Augmented Reality: Bir video klibe müdahale edebilmek

John Mayer

John Mayer

Son zamanlarda üzerine çok konuşulan, yeni yeni projeler içerisinde karşımıza çıkan bir kavram augmented reality yani zenginleştirilmiş gerçeklik. Bu konuyla ilgili olarak daha detaylı bilgi almak isterseniz buradan buyurun.

Bu yazının konusu John Mayer‘in yeni albümü Battle Studies tanıtımının bu teknoloji üzerinden yapılması. John Mayer “Heartbreak Warfare” şarkısı için çektiği video klibe izleyicileri de dahil ediyor. Bu deneyime sahip olabilmeniz için öncelikle John Mayer’in sitesini ziyaret etmeniz gerekiyor. Siteye buradan ulaşabilirsiniz. Sonrasında bilgisayarınızın kamerasını açmalı ve bu linkte yer alan ikonu ya telefonunuza indirip orada açıp ya da çıktısını alıp, açmış olduğunuz kameraya göstermeniz ve tutmuş olduğunuz ikonu ekranda yer alan aynı ikonun üzerine oturtmanız gerekiyor. Sonrasında karşınıza John Mayer çıkıyor. Sizde telefonunuzu hareket ettirerek bu video klibe müdahale edebiliyorsunuz. Denemenizi tavsiye ederim gayet eğlenceli oluyor. Konuyla ilgili olarak John Mayer’le yapılmış röportaja da buradan ulaşabilirsiniz.

, , , ,

No Comments

CeBIT 2009′dan Notlar

İki gündür İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna gidip geliyorum. Nedeni CeBIT Bilişim Eurasia 2009. Geride bırakmış olduğumuz bu iki gün İstanbul trafiğinin ne kadar kötü olduğunu ve asla düzelemeyeceğini bir kez gösterdi bana.

Neyse bu yazının konusu başlıktan da anlaşılacağı üzere CeBIT 2009. Fuar başlamadan aylar önce CeBIT’in eski ihtişamından uzak kalacağı konuşuluyordu. Global birçok markanın bir kaç yıl önce dahil olmayı bıraktığı CeBIT, son dönemde bir bilişim fuarından ziyade bir panayır yeriydi. Bangır bangır müzükler, suratınıza gelen spotlar, elinize tutuşturulan poşetler,  Bilgisayar Hastanesi (ya da bu tarz bir şey isimde yanılıyor olabilirim) adıyla kurulmuş ya da kendini o tarz bir ifadeyle tanıtan bir firmanın, minicik etekler giyinmiş (ki benim için bir problem yok) ve hemşire kılığına girerek katılımcıların tansiyonunu ölçen hostesleri vs. Belki de birçok global markayı uzaklaştıran durum bu panayır haliydi. Bu yıl da fuarda yer almayan büyük markalara Türk Telekom, Turkcell, AVEA, Vodafone gibi birkaç büyük marka daha eklendi ve fuar o eski hareketli halinden çoook uzak göründü.

Evet şu anda CeBIT’te eskisi gibi bangır bangır müzikler, her köşe de animasyonlar falan  yok. Bunun paralelinde firmaların kurumsal broşürlerini afrika çekirgeleri gibi istila eden kuru bir kalabalıkta yok. Fuar bir bilişim fuarına daha çok benzemiş ama bazı firmalar o eski kalabalığı görmediği için mutsuz ve fuarı sönük buluyor.

Fuarda sergilenen ürün ya da hizmetlere gelirsek dikkatimi çeken pek bir ürün göremedim açıkçası. Ancak Çin malı çakma, iPhone, Blackberry ve Nokia telefonlar gerçekten görülmeye değer. İçinde aklınıza gelen her şeyin olduğu ancak hiçbirinin doğru düzgün çalışmadığı, mesaja basınca kamerası açılan ve tasarım olarak iPhone, Blackberry ve Nokia‘ya benzeyen  telefonlar beni benden aldı:)

Bir de son olarak bir şey daha eklemem gerekiyor. Fuarın açılışını Abdullah Gül yaptı. Açılış konuşmalarını dinleyemedim ancak Notebook Platformu‘nun kurucusu Ercüment Büyükşener‘den öğrendiğim ve sonrasında birkaç kişiden daha duyduğum bir bilgiyi paylaşmadan edemeyeceğim. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım‘ın konuşması evlere şenlikmiş. Bilişim sektörünün başında olan bir kişinin bir bilişim fuarı açılışında Cumhurbaşkanı’nın, üst düzey sektör yöneticilerinin ve ulusal basının önünde 3G modeme “İnternete bağlanmanızı sağlayan zımbırtı” demesi hayli ilginç olmuş. E ne yapacaksın koskoca bakan?

, , , , , , , , ,

No Comments

Büyük Gün 7 Şubat:)

3 Şubat Salı akşamı Ghetto İstanbul’da Nokia 5800 XpressMusic‘in lansmanını Emre Aydın konseriyle gerçekleştirdik. MPN ekibinin uzun zamandır üzerinde çalıştığı bu gece gerçekten çok başarılıydı. Nokia’nın yeni genel müdürünün de açıklandığı bu güzel akşamda birçok blogger arkadaşımızın da orada olması ayrı bir keyifti bizler için.  Nokia 5800 XpressMusic’i çok fazla anlatmayacağım. Zaten kendisi hakkında uzun zamandır internette konuşuluyor. Bu nedenle etkinlikle ilgili çok kısa notları paylaşacağım sizinle.

  • Nokia 5800 XpressMusic 899 TL’den satışa çıkacak.
  • Ürünlerin ilk satışını 7 Şubat’ta İstinye Park’ta bulunan Nokia Shop’ta Ceza yapacak.
  • Nokia’nın yeni Genel Müdürü Conor Pierce’in Türk bloggları takip etmesi ve konuşmasında bundan bahsetmesi çok güzeldi.
  • Etilik fotoğrafları burada.
  • Eray Endeş, Blog Ödülleri ile ilgili olarak bazı bloggerlarla kısa röportaj yaptı. Bu röportajlara buradan ulaşabilirsiniz (Bu arada röportajlar devam edecekmis).

 

, , , , , ,

No Comments

Bir SanDisk Hikayesi

2004 yılı yaz tatili hayatımın en güzel yazıydı diyebilirim. 20 yaşındaydım ve arkadaşlarımla Marmaris’teydim. 20′li yaşlarda tatil amaçlarınız belirlidir aslında. Bir yılın yorgunluğunu atmak, kafa dinlemek huzurlu zamanlar geçirmek değildir esas kaygınız.:) Esas kaygı, çok eğlenmek ve yorgun bir şekilde eve dönmektir. (En azından benim için öyleydi)

Neyse, bu tatilimde birçok fotoğraf çekmiştim. Ancak fotoğraf makinemi havuza düşürdüğüm için makinem zarar görmüş ve fotoğraflarımın hepsi gitmişti. Fotoğraf makinesine hiç üzülmedim ancak fotoğraflara çok üzülmüştüm.

Bu olayı geçen gün yaptığımız SanDisk ürün eğitiminde bir kere daha hatırladım. Eğer o gün fotoğraf makinemde her hangi bir SanDisk SD kart olsaydı, fotoğraf makinem olmayacaktı ama fotoğraflarım olacaktı.:)

Neden mi? Çünkü SanDisk SD kartları yaklaşık 3 saat suyun içerisine beklettikten sonra çıkartıp kameranıza taktığınızda kart hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya devam ediyor.

Ayrıca SanDisk SD kartlarının -25 derecede de çalışmaya devam ediyor (Tabii ki -25 derecede çalıştıracak bir kamera bulursanız). Bunu da bizzat gözlemledim.

Ürünü önce su dolu bir bardağın içerisine atıp, sonra bardağı buzluğa kaldırdık. Su, buza dönüştükten sonra da buzu parçalayıp içinden çıkan karttı fotoğraf makinemize taktık ve yine hiçbir şey olmamış gibi ürünün çalıştığını gördük. 

SanDisk Türkiye pazarına çok yeni girdi. Ürünleri uzun yıllardır distribütörler aracılığıyla satılıyordu; ancak 2008 yılı son çeyreğinde SanDisk Türkiye ofisi açıldı. Bunun nedeni SanDisk’in Avrupa pazarında 2009 yılında en fazla önem verdiği 3 ülkeden birinin Türkiye olması.

SanDisk Türkiye pazarının çok büyük bir  potansiyel olduğunu düşünüyor. Bunun sebebi de ülkemizdeki genç nüfusun teknolojiye olan merakı. SanDisk her ne kadar 7 yıldır Türkiye pazarında olsa da özellikle 2009 yılını bir sıçrama yılı olarak görüyor.

2009 yılı hedefleri de buna göre belirlenmiş. SanDisk’in 2009 yılında tüm ürün kategorilerinde pazar liderliğine oynamayı hedefliyor ve zaten lider olduğu ürün gruplarının payını korumayı, diğer ürün gruplarında da yüzde 35/40 pazar paylarına çıkmayı hedefliyor. 2009 yılında toplamda satmak istediği ürün sayısı ise 2,5 milyon adet. 

SanDisk bu alnanda ki en önemli marka diyebiliriz. Sahip oldukları ürünlerin herşeyini kendileri üretiyor. Yani satın aldığınız ürün %100 SanDisk üretimi. Türkiye’de de zaten çok büyük bir pazar payı var. Bu bağlamda koymuş olduğu hedeflere ulaşması çokta zor değil.

 

, , , , ,

No Comments

Cep Telefonlarımız Artık Daha Eğlenceli

Yarın Nokia Türkiye ofisine Nokia viNe‘ı daha yakından kurcalayacağız. Nokia’nın Nseries telefonlar için hazırladığı bu uygulamayla yolculuğunuz sırasında çektiğiniz fotoğrafları, videoları viNe için oluşturulan web sitesine yükleyebiliyor ve yolculuğunuz ile ilgili bütün detayları tüm dünya ile paylaşabiliyorsunuz. Yarın bazı blog yazarlarıyla birlikte bu uygulamayı deneyeceğiz. Bakalım neler olacak?

Nokia viNe ile ilgili diğer blogcu arkadaşlarımızın yazdıkları yazılara da buradan ulaşabilirsiniz:

Webrazzi.com

Wolkanca.com

Omerenis.wordpress.com

, , ,

No Comments

iPhone icin Wordpress Uygulamasi

Bu uygulamayi gorunce iPhone yatirim yapmakla ne kadar dogru bir karar verdigimi anladim. Ancak sarjin 1 gun bile yetmedigini gormek cok uzuyor beni…

, ,

1 Comment

iPhone’dan Atilan Post

Bugun CAPITOL’de bulunan Turkcell magzasindan iPhone’mu aldim. Kampanya gayet cazip geldi. Ayda ortalama 40-50 YTL telefin faturasi odeyen biri olarak iPhone icin odeyecegim 91 YTL beni cok zorlamayacak. 91 YTL’nin icinde ayda 150 dk konusma, 150 SMS be sinirsiz Internet paketi var. Bunlar simdilik yeterli gozukuyor:). Bu arada iPhone’dan post atmak hic de zor degilmis.

, , ,

No Comments

ADSL Firmaları Rekabet İçinde

Her sektörde yeni oyuncuların oyuna dahil olması piyasada olan rekabeti arttırıyor. Bu rekabette de her zaman kazanan tüketici oluyor. Bunun son örneğini adsl firmaları arasında yaşanan rekabetten anlıyoruz. Birbiri ardına yapılan kampanyalar ve yeni oyuncuların pazara girmesiyle mevcut ve potansiyel kullanıcıların, şu anda bulunan kampanyalar üzerinden bir seçim yapılması gerekiyor. Bu seçim süresi kullanıcıları biraz zorluyor ve kafasını karıştırıyor. Ancak her şey onun mutluluğu için (!). ADSL firmalarının yaptığı kampanyalara teker teker bakalım.

TTNET

Türk Telekom’un markası olan TTNET sahip olduğu maddi ve teknik imkanlar nedeniyle pazarın tartışmasız lideri. İnternet erişimi dışında kullanıcılara farklı servisler veren TTNET’e abone olmak isterseniz, 1 Mb 4GB kotalı internete ödemeniz gereken tutar 2008 yılı sonuna kadar 15.99 YTL. Eğer ADSL bağlantınız yanında ücretsiz kablolu modem isterseniz bunun için 3 ay boyunca 16.99 YTL, kablosuz modem ile kullanmak isterseniz 2 ay boyunca 16.99 YTL ödemeniz gerekiyor. Bu arada TTNET 29 YTL’lik aktivasyon ücretini almıyor. TTNET’in eski abonelerinin kullandığı tarife ise 29 YTLL.

TTNET aboneleri internet erişimi dışında TTNET VİDEO ve TTNETMuzik servislerinden de yararlanabiliyorlar. TTNET call-center’ı biraz yavaş çalışıyor. İnsanlar bunun nedenini yüksek abone sayısına bağlasada; bazen ben, Türk Telekom biraz daha pazara kazansın diye bilerek beklettiklerini düşünüyorum.:)

smile adsl

Doğan Telekom bünyesinde yer alan smile adsl yaklaşık  3 yıldır bu pazarda. “İnternet sadece erişim değildir” vizyonuyla hareket ediyor ve bu vizyonda bahsettiği gibi internet erişimi dışında kullanıcılara farklı hizmet ve kampanyalar sunuyor.

smile adsl aboneleri 1 MB’lik 4 GB kotalı internete 5 ay boyunca 14.99 YTL ödüyor. Eğer ADSL bağlantıları yanında kablolu modemde isterlerse 3 ay boyunca 14.99 YTL, kablosuz modem isterlerese 2 ay boyunca 14.99 YTL ödemek zorunda. 

smile adsl’de  29 YTL’lik aktivasyon ücretini almıyor. Bunun dışında kullanıcılarına Doğan Telekom’un UMTH hizmeti olan “1038” kod numarası kullanılarak yapılan aramalarda ilk 30 Dk’yı ve güvenlik paketi ilk ay kullanımını ücrtesiz veriyor. Limitli paketler ise ilk ay limitsiz. 

smile adsl bu sektörde edindiği 3 yıllık tecrübeyle TTNET ile rekabet etmeye çalışıyor. Şu anda sahip olduğu görününümüyle TTNET’i en çok zorlayan marka.

Tellcom – Superonline

Superonline ile birleşen Tellcom, kullanıcılara en ucuz adsl hizmetini sunuyor. 1MB’lik 4 GB kotalı interneti ilk 5 ay 9.99 YTL gibi rakiplerinden çok daha ucuza veren Tellcom Superonline, internet hizmetiyle birlikte kablolu modemi 4 ay boyunca 9.99 YTL’ye, kablosuz modemide 3 ay boyunca 9.99 YTL’ye veriyor. 

Tellcom Superonline’da 29 YTL’lik aktivasyon ücreti almıyor. Ancak TTNET ve smile adsl gibi 24 aylık abonelik taahhütü istiyor.

BİRİ

ADSL pazarına geçtiğimiz hafta içinde giren Koç.net’in markası BİRİ bu süre içinde adından sıkça söz ettirdi. BİRİ’nin rakiplerinden ayrılan en büyük özelliği  24 aylık abonelik taahhütü istememesi oldu. BİRİ’nin 1 MB 4 GB kotalı internet için kampanya fiyatı ise 14.90 YTL.  Kampanya fiyatları kredi kartı satışlarında 3 ay, diğer satışlarda 2 ay boyunca geçerli.

BİRİ’de diğer markalar gibi 29 YTL’lik aktivasyon ücretini almıyor limitli paketleri ilk ay limitsiz veriyor. Modemi ücretsiz veren kredi kartı harici satışlarda 50 YTL’lik modem depositosu alan BİRİ, adsl aboneliği bittiğinde modemi geri alıyor.

Adsl pazarında markaların yaptığı son kampanyalar ve sunduğu servisler bunlar. TTNET sektörün en önemli oyuncusu, smile adsl’in sahip olduğu 3 yıllık bir tecrübe ve bu tecrübe yanında sunduğu katma değerli servisler, Tellcom Superonline’ın inanılmaz ucuz hatta komik fiyatı, BİRİ’nin ise sektöre yeni girmiş olmasının getirdiği heycanı.

Önümüzdeki günler bakalım bize neler gösterecek? Ancak yapılacak her kampanyanın tüketicinin yararına olacağı kesin.

, , , , , , ,

1 Comment